
Neyi farkettim?! Artık gereksiz yere ağlamıyorum, Bundan bir yıl öncesine kadar olur olmaz(?) ağlardım onu hatırladım bugün. Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Acaba kendimi unutmaya mı başladım? Neyse önemli değil zaten, ölen duygular olsun senin götün sağolsun. Ama bugün burnumun direği sızlıyor derler ya, heh onu yaşıyorum ben, gözlerim doluyor falan. Yok yok regl dönemiyle alakalı değil. Hayat yine bana bir sayfa açtı ama ucundan gösteriyor ondan herhalde. Ne diyelim nasip kısmet işleri.
Bu sene ki tatilimde de yine her zaman olduğu gibi çok şey istiyorum. Misal bu sene Bodrum'a gitmeyeni dövüyorlarmış, bir uğrayayım diyorum, oradan İzmir'e geçip sevgili arkadaşım Serdar ve sevimli sevgilisini ziyaret edeyim ve tabi ki Assos... tabanlarım patlayıncaya kadar dolaşmak...Son duraktan bir önceki durak mavi ve yeşil'in vatanı Karadeniz olsun Giresun adasını ve kalesini ziyaret edelim bi bok olduğundan değil maksat gitmiş olmak. Ve tabi ki doğduğum yer Ordu! Nasılda özledim oraları anlatamam. Köye gider gitmez eve girmeden köy girişinde ineceğim, oturacağım derenin kenarına takacağım kulaklığımı ve huzuru bütün iliklerimde hissedeceğim. Bi saat belki daha fazla yürüdükten sonra herhalde eve ulaşırım. Anneannem ve dedem. Muhtemelen dedem yine değişen saç rengim için bir şeyler mırıldanacak ama yüzüme söyleyemeyecek (: Anneannem de sevgi dolu sarılır herhalde ne bileyim işte =)
Hea bir de yaylamız var. Eğer hala at kaldıysa atla çıkacağım, çok uzun zaman oldu da binmeyeli, Bi tarafımı kırma ihtimalim yüksek yani (: Bir şişe de rakı alacağım, ateş yakacağım (hep istemişimdir de)
Bu sene bunları yapacağım bodrum hariç canım dayak istiyor çünkü=).
Veladdalin dinimize amin.
Bu arada Gümüşhane pestilinin de tadı fena değil hea ^_^
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder